Salatalık Ekstresi Eklem Ağrılarını Hafifletebilir mi?

Salatalık, eklem ağrısı söz konusu olduğunda akla gelen ilk bitkilerden biri olmayabilir. Ancak 2025 yılında yayımlanan yeni bir çalışma, salatalık meyvesinden elde edilen özel ve yoğunlaştırılmış bir ekstrenin uzun süredir devam eden hafif ve orta şiddetteki eklem ağrılarını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Burada önemli bir ayrım var: Araştırmada normal salatalık, salatalık suyu veya evde hazırlanabilecek bir karışım kullanılmıyor. Çalışmada, idoBR1 adı verilen salatalık kökenli bir bileşen açısından standartlaştırılmış Q-actin™ adlı özel bir ekstre inceleniyor.

Araştırma nasıl yapıldı?

Çalışmaya 30–70 yaş arasında, diz, kalça, ayak bileği, omuz veya ellerinde en az üç aydır hafif ya da orta düzeyde ağrı yaşayan 81 yetişkin katıldı. Katılımcılardan 80’i araştırmayı tamamladı.

Katılımcılar rastgele iki gruba ayrıldı:

  • Bir grup günde 20 mg standartlaştırılmış salatalık ekstresi aldı.

  • Diğer grup ise görünüm, koku ve boyut açısından aynı hazırlanmış bir plasebo kullandı.

Katılımcılar da araştırmacılar da çalışma tamamlanana kadar kimin gerçek ekstreyi, kimin plaseboyu aldığını bilmiyordu. Bu tür çalışmalar, sonuçların beklentilerden etkilenme ihtimalini azaltmak açısından değerlidir.

Takviyeler 60 gün boyunca, yatmadan yaklaşık 30 dakika önce kullanıldı. Katılımcılardan bu süre içinde yeni bir egzersiz programına, diyete, takviyeye veya sağlık uygulamasına başlamamaları istendi.

Araştırmada ne bulundu?

Salatalık ekstresi kullanan kişilerde zaman içinde:

  • Eklem ağrısı ve sertliğinde,

  • Günlük hareketleri yerine getirme becerisinde,

  • Ağrının günlük yaşamı etkileme düzeyinde,

  • Ağrıya bağlı işlev kaybında

iyileşmeler bildirildi.

Bazı olumlu değişiklikler 30. günde görülmeye başladı ve 60. güne kadar devam etti. Özellikle ağrının uyku, çalışma, yürüme, ruh hali ve günlük aktiviteler üzerindeki etkisinde umut verici sonuçlar elde edildi.

Araştırma süresince takviyeyle ilişkilendirilen herhangi bir yan etki bildirilmedi. Ancak çalışmanın yalnızca 60 gün sürmüş olması, uzun süreli kullanımın güvenli olduğu anlamına gelmiyor.

Salatalık yemek de aynı etkiyi gösterir mi?

Bu çalışmaya dayanarak böyle bir sonuca varamayız.

Araştırmada kullanılan ürün, kurutulmuş salatalıktan elde edilen 12:1 oranında yoğunlaştırılmış bir ekstreydi ve içerdiği idoBR1 miktarı %1’in üzerinde olacak şekilde standartlaştırılmıştı.

Normal salatalığın ne kadar idoBR1 sağladığını bilmiyoruz. Bu nedenle salatalık yemek, salatalık suyu içmek veya salatalıklı su hazırlamak araştırmada kullanılan takviyeyi almakla aynı şey değildir.

Salatalık su içeriği yüksek, besleyici bir sebzedir; ancak bu araştırma salatalığın kendisinin eklem ağrısını tedavi ettiğini göstermiyor.

Bu bilgi günlük hayatta nasıl kullanılabilir?

Bu çalışma, standartlaştırılmış salatalık ekstresinin ileride eklem sağlığını destekleyen tamamlayıcı seçeneklerden biri olabileceğini düşündürüyor.

Ancak bu tür bir takviye:

  • Eklem ağrısının nedenini araştırmanın,

  • Düzenli ve uygun egzersizin,

  • Kasları güçlendirmenin,

  • Fizik tedavinin,

  • Sağlıklı kiloyu korumanın,

  • Gerektiğinde tıbbi tedavi almanın

yerini tutmamalıdır.

Eklem ağrısı uzun süredir devam ediyorsa ya da ağrıya şişlik, kızarıklık, ısı artışı, ateş, güç kaybı veya hareket kısıtlılığı eşlik ediyorsa yalnızca takviye kullanmak yerine öncelikle bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.

Sonuç

Araştırmanın sonuçları ilgi çekici ve umut verici. Ancak tek bir küçük ve kısa süreli çalışma, standartlaştırılmış salatalık ekstresinin herkeste etkili olacağını kanıtlamaya yetmez.

Şimdilik söyleyebileceğimiz en doğru şey şudur:

İdoBR1 açısından standartlaştırılmış özel bir salatalık ekstresi, sağlıklı yetişkinlerde uzun süredir devam eden hafif ve orta şiddetteki eklem ağrılarının ve ağrının günlük yaşama etkisinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Fakat bu etkinin doğrulanması için daha büyük, daha uzun süreli ve bağımsız araştırmalara ihtiyaç var.

Araştırmanın ayrıntılı değerlendirmesi

Ücretli bölümde araştırmada kullanılan ekstreyi, dozu ve ölçüm yöntemlerini daha yakından inceliyor; açıklanan yüksek iyileşme oranlarının gerçekten ne anlama geldiğini değerlendiriyorum.

Ayrıca çalışmanın ana sonucunda salatalık ekstresi ile plasebo arasında kesin bir üstünlük gösterilip gösterilmediğine ve bu takviyeyi değerlendiren bir tüketicinin etikette nelere dikkat etmesi gerektiğine değiniyorum.

Previous
Previous

Çocuklarda Ameliyat Sonrası Ağrı İçin Aromaterapi: Yeni Çalışma Ne Diyor?

Next
Next

Kokularına Göre Uçucu Yağ Sınıfları